blog-back Sifted Startup Sözlüğü

01.09.2022

Startup ve risk sermayesi dünyası: bazıları için sezgisel ancak yabancılar ve yeni gelenler için gizemli bir yer!

Sektör jargonun kafa karıştırıcı olabileceğini biliyoruz ve sektör ya da profesyonel arka plan fark etmeksizin Sifted raporlamanın herkes tarafından erişilebilir olmasını istiyoruz. Bu nedenle Startup ekosisteminin sürekli büyüyen jargonuyla ilgili açık kaynak politikasının zamanı geldiğini düşünüyoruz.

Bu yüzden startup terminolojisinin en kafa karıştırıcı kısımlarını bile kolay tanımlanır hale getirdik.

Eğer risk sermayedarlarınızı -VCs- sınırlı ortaklarınızdan -LPs-, artırılmış gerçekliği -AR- sanal gerçeklikten -VR- ayırt edemiyorsanız; metaverse, kurum içi girişimcilik, acqui-hiring (bir şirketi, çalışanlarını istihdam etmek için satın almak) gibi kavramlar sizin için bir şey ifade etmiyorsa: BU SÖZLÜK SİZİN İÇİN! İşte kurucuların ve uygulayıcıların bilmesi gereken her terimin Sifted sözlüğü.

SEKTÖRLER

  1. Biyoteknoloji (BioTech)

Biyoteknoloji; genetikten protein üretimine, uzun ömürlülükten nörobiyolojiye kadar yeni ürün ve hizmetler yaratmak için biyoloji ve mühendisliğin birlikteliğini ifade eder. Biyoteknoloji, sağlık teknolojisinin bir parçasıdır, ancak laboratuvarda üretilen et/yiyecekler ve malzeme bilimi gibi diğer birçok sağlık dışı inovasyonu da içerir.

  1. Deeptech

Kuantum bilgisayarların, robotiğin ve yapay zekanın gelişimi gibi bilimsel atılımlara/çıkışlara dayanan yenilikçi teknolojiler için bir kullanılan genel bir terimdir. Deeptech şirketlerinin ölçeklendirilmesi, örneğin bir yazılım şirketinden veya bir esnek ekonomi -gig economy- girişiminden daha zor olabilir, çünkü ürünleri için henüz net bir pazar yoktur ve genellikle geliştirme için önceden çok fazla paraya ihtiyaç duyarlar. Potansiyel pazar uygulamaları için çok uzun süre beklerler.

  1. Eğitim Teknolojisi (Edtech)

“Eğitim teknolojisi”nin kısaltması olan Edtech, öğrenim ve eğitim için teknolojik yenilikler üzerinde çalışan girişimleri ifade eder. Bu girişimler teknolojinin insanların okulda veya üniversitede öğrenme şeklini değiştirmesi veya işyerinde çalışanların becerilerini geliştirmesi alanında çalışmalar yapabilir.

  1. Finansal Teknoloji (Fintech)

Fintech, finansal hizmetler sunmak için teknolojiyi kullanan işletmeler için -genellikle hizmetleri hızlandırmak, kolaylaştırmak veya otomatikleştirmek amacıyla- kullanılan bir terimdir. Müşterilere para transferi ve mevduat gibi hizmetler sunarak geleneksel bankalara meydan okuyan Revolut ve Starling gibi neo-bankalardan; şirketler ve çalışanlar için kurumsal masraf yönetimini kolaylaştırmayı amaçlayan Spendesk gibi masraf yönetimi fintech'lerine kadar uzanan bir çalışma alanını kapsar.

  1. Oyun (Gaming)

Oyun girişimleri hem oyun geliştiricilerini hem de oyun altyapısı sağlayıcılarını içerir. Bu, bulut akış hizmetleri sağlamaktan, oyuncuların sosyalleşmesi için yeni yollar bulmaya kadar her şeyi içerebilir. İnsanlar sanal dünyalardaki etkileşime alıştıkça, oyun genellikle Metaverse için bir basamak taşı olarak görülmeye de devam ediyor. Ayrıca, oyuncuların oyun oynamaktan veya bunları yaratmaktan kripto para kazanabilecekleri, Accel destekli Sky Mavis'in “Axie Infinity” oyunu gibi kripto para birimi destekli oyunlarda da bir büyüme trendi mevcut.

  1. Sürdürülebilirlik Teknolojileri (Greentech)

Sürdürülebilirlik teknolojisi olarak da bilinen Greentech, insan faaliyetinin çevre üzerindeki etkilerini azaltan veya tersine çeviren her türlü teknolojiyi ifade eder. Farklı alt sektörlerin tanımları hala tam olarak netleşmemiş olsa da, alt sektörler arasında çevresel etkiyi azaltmayı ve daha fazla verimlilik yaratmayı amaçlayan temizleme teknolojileri-cleantech- ve sera gazı emisyonlarını azaltmak için çözümler üreten iklim teknolojileri-climate tech- yer almaktadır.

  1. Sağlık Teknolojileri (Healthtech)

Sağlık teknolojisi, sağlık pazarındaki sorunları çözmek için teknolojiyi kullanır. Bu, dijital sağlık, tele tıp, kadın sağlığı teknolojisi, tıbbi cihazlar ve yazılımların yanı sıra uzun ömür ve nörobiyoloji gibi özellikle sağlığa odaklanan bazı biyoteknolojileri de içerir. Daha geniş anlamda medikal teknolojilerini -Medtech- yani tıp uzmanlarına işlerinde yardımcı olmak için tasarlanmış teknolojileri de içerebildiği söylenebilir.

  1. Mikro Mobilite (Micromobility)

Mikro mobilite, genellikle daha yavaş hızlarda çalışan, daha küçük ve daha hafif taşıma araçlarına/yöntemlerine odaklanır. Elektrikli scooterlar, elektrikli bisikletler, bisikletler, elektrikli kaykaylar ve ortak bisikletler bu taşıma araçlarına örnek gösterilebilir. Ayrıca mikro mobilete alanında çalışan startup’lar, bu taşıma araçlarını kiralamayı ve paylaşmayı daha ucuz ve kolay hale getirmek için sıklıkla platformlar da geliştirmektedir.

  1. Hizmet Olarak Yazılım (SaaS - Software as a Service)

SaaS, “hizmet olarak yazılım" anlamına gelir. Bu, onu satan şirket tarafından merkezi olarak barındırılan ve daha sonra genellikle abonelik temelinde başkalarına satılan yazılım sistemlerini ifade eder: bu nedenle yazılımı satın alan şirketlerin altyapıyı kendileri yönetmeleri gerekmez. Genellikle, yazılım doğrudan bir tüketiciye değil, bir şirketten başka bir şirkete satılmakta ve bu da onu bir B2B (işletmeden işletmeye) SaaS haline getirmektedir.

RİSK SERMAYESİ VE YATIRIM

  1. Hızlandırma (Acceleration)

Hızlandırma, bir girişim çalışanının kendisine işveren tarafından devredilmez hakların aktarıldığı programının hızlandırılmasıdır- yani özkaynaklarından-equity- daha fazlasını daha erken almaya hak kazanırlar.

  1. Satın Alma (Acquisition)

Bir şirketin başka bir şirketi satın almasıdır. Genellikle daha büyük bir şirket daha küçük bir şirketi satın alır. Daha küçük bir şirket daha büyük bir şirketin parçası haline gelir ve bir tüzel kişilik olmaktan çıkar. Ancak bu satın almalarda personeller ile ilgili bazı durumlar değişiklik gösterebilir. Bazı şirketler satın alınan şirketin ekiplerini aynen tutarken, bazı şirketler çalışanları işin geri kalanına entegre eder ve bazılarıysa ürünü elde tutarken işten çıkarmalar yapabilir.

  1. Acqui-hire

Bir şirketin başka bir şirketteki yetenekleri kazanmak ve çalışanların birikimini kendi şirketine aktarmak için o şirketi satın almasıdır. Başka bir deyişle, satın alan, şirketin mülkiyeti veya işiyle değil, yetenekli çalışanları ekibine katabilmekle ilgilenir. Hızla büyüyen teknoloji şirketlerinin, yazılım geliştirme gibi belirli bir işlevi hızlı bir şekilde çoğaltmak ve geliştirmek için başka şirketleri satın aldığı teknoloji sektöründe özellikle önemli olabilir.

  1. Melek Yatırımcı (Angel Investor)

Kişisel kapasiteye yatırım yapan yüksek gelirli bir bireylerdir. Arkadaşlarınız ve ailenizden sonra ilk dış finansman kaynağınız olması muhtemel kişilerdir. İşlerini satan eski kurucular genellikle satıştan elde ettikleri parayla melek yatırımına yönelirler ve yerel bir girişim ekosisteminde volan etkisi denilen şeyi yaratırlar.

  1. Önyükleme (Bootstrapping)

Önyükleme, işletmenizi başlatmak ve kendi paranızı kullanarak inşa etmek, günlük yaşamı işletme nakit akışından yönetmek anlamına gelir. Risk sermayedarlarından para almaktansa önyükleme yapmanın avantajı, dış yatırımcılardan para toplamak zorunda kalmamanız ve onlara firmadan hisse vermek karşılığında şirketteki sahipliğinizden vazgeçmeniz gerekmemesidir.

  1. Yanma Oranı (Burn Rate)

Yanma oranı, kelimenin tam anlamıyla bir girişimin girişim sermayesinden topladığı nakdi yakma oranıdır. Bu nedenle, esasen negatif nakit akışının bir ölçüsüdür. Genellikle aylık startup harcamaları manasında yazıldığını görürsünüz.

  1. Sermaya Miktar Tablosu (Cap Table)

Sermaye miktarı tablosu (capitalization table, genellikle cap table olarak kısaltılır), şirketin mülkiyet yapısının ve mevcut değerlemenin dökümünü detaylandıran belgedir. Son derece karmaşık hale gelebilirler. Bir tane yazdığınızdan emin olun (risk sermayeleriniz bunu bekleyecektir!)

  1. Hisse Opsiyonları (Cliff)

Çalışan veya kurucu hisse senedi opsiyonları genellikle cliff olarak adlandırılır. Bu, belirli bir süre için hisse senetlerine dönüştürülemeyecekleri anlamına gelir. Örneğin, bir çalışan dört yıl boyunca 100 hisse opsiyonu alabilir. Ayrıca bir yıllık bir cliff sahibidir, yani çalışan firmada 12 ay tamamlayana kadar opsiyonların hiçbiri kendisine devredilmeyecektir. Genellikle, erken aşamadaki çalışanların, kısa bir süre sonra ayrılmaları durumunda, başlangıçtan hemen sonra kararlaştırılan tüm hisselerine erişememelerini sağlamak için kullanılır. Kurucular söz konusu olduğunda, hisselerini geri kazanmalarını ve bir fundraise (para toplama) etkinliğinden sonra (veya girişim sermayeleri gibi) odaklarını korumalarını garantilemek için kullanılır.

  1. Kitle Fonlaması (Crowdfunding)

Kitle fonlaması, erken aşamadaki girişimlerin kamudan para toplamasıdır. Bu, şirketleri desteklemek amacıyla küçük çekler yazmak için bir araya gelen binlerce “günlük” yatırımcı anlamına gelir. Genellikle Seedrs ve Crowdcube gibi çevrimiçi platformlar aracılığıyla yapılır.

  1. Doğrudan Listeleme (Direct Listing)

Doğrudan listeleme, bir şirketin listeleme sürecini kolaylaştırmak için aracılar (bankalar) kullanmadan hisse senetlerini doğrudan borsada halka sunmasıdır. Bankalar tarafından yeni hisselerin yaratıldığı ve mali yönden garantilendiği geleneksel halka arzlardan farklı olarak bu süreçte yeni hisse oluşturulmaz. Doğrudan listeleme kullanan bir Avrupa teknoloji şirketinin en belirgin örneği, Spotify'ın 2018 yılında New York Borsasında doğrudan listelenmesiydi.

  1. Hisse (Equity)

Hisse, bir şirketin paylarını ifade eder. Bunlar kurucular, bir şirketteki yatırımcılar ve ayrıca bir şirketin çalışanları tarafından sahiplenilebilir. Bazıları diğerlerinden çok daha cömert olsa da girişimlerin çalışanlarına hisse veya ‘hisse senedi opsiyonları’ sunması gayet doğaldır.

  1. Çıkış (Exit)

Yatırımın satılması ve hisse paylarının nakde dönüştürülmesidir. Normal şartlarda bir girişimin özel bir şirketten halka açık bir şirkete dönüşmesiyle, halka arz ya da SPAC ile ya da başka bir şirket tarafından satın alınmasıyla gerçekleştirilir. Çıkış, bir kurucunun şirketteki hisselerini bireysel olarak sattığı durumu ifade etmek içinde kullanılabilir.

  1. Brüt Kâr Marjı (Gross Margin)

Bir şirketin karlılığını ölçmek için kullanılan bir metriktir. Kısaca maliyetler hesaba katıldığında kalan gelir yüzdesini ifade eder. Satılan malların (COGS) maliyetlerini net satış gelirinizden çıkartarak ve sonucu gelire bölüp 100 ile çarparak hesaplanır. Brüt kâr marjı, girişiminizin kırılma noktasını (muhasebede başa baş noktası/başa çıkma noktası da denir) ve iş modelinin ne kadar verimli olduğunu belirlemek için önemli bir metriktir.

  1. Etki Yatırımı (Impact Investing)

Etki yatırımı, finansal getirinin yanı sıra olumlu bir sosyal veya çevresel etki yaratmayı amaçlayan herhangi bir yatırıma verilen isimdir. Bir yatırımın etkisini kıyaslamanın birçok yolu vardır; yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biri BM’nin 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefidir.

  1. Halka Arz (Initial Public Offering)

Artık mezun oldunuz! Halka arzınız gerçekleştiğinde artık resmi olarak bir girişim değilsiniz! Halka arzınız, özel girişiminizi; hisse senetlerinin herkes tarafından alınıp satılabileceği, borsada işlem gören halka açık bir firmaya dönüştürür. Bu adım, düzenleyici/anayasal yükümlülüklerin yanı sıra daha fazla piyasa incelemesi gerektirir.

  1. LP (Sınırlı Ortak)

Risk sermayesi şirketlerine yatırım yapmak için para sağlayan yatırımcılardır. Hükümetler, emeklilik fonları, aile ofisleri, devlet varlık fonları veya gerçekten varlıklı bireyler LP olabilirler.

  1. Birleşme (Merger)

Benzer büyüklükteki iki şirketin birleşip yeni bir firma haline gelmesidir. Bu süreç tamamen yeni bir şirket oluşumu ile sonuçlanabilir. Satın almalara (acquisitions) benzer bir süreç izlenir, bu nedenle genellikle M&A (mergers and acquisitions)- birleşme ve satın almalar- altında bir araya getiriliyorlar.

  1. MRR/ARR

MRR (monthly recurring revenue), aylık yinelenen geliri, abone olan müşterilerinden her ay işletmenin kasasına giren tutarı ifade eder. ARR (annual recuuring revenue) yıllık yinelenen gelirdir. Abonelik işletmeleri yinelenen gelir anlamına geldiğinden genellikle SaaS (hizmet olarak yazılım) şirketleri tarafından izlenen bir parametredir.

  1. Portföy (Portfolio)

Bir yatırımcının portföyü, yatırım yaptığı işletmeleri ifade eder. Risk sermayedarlarının veya melek yatırımcıların yatırım yaptıkları bir girişimi “portföy şirketlerinden biri" olarak tanımladığını duyabilirsiniz.

  1. Tohum Öncesi ve Tohum (Pre-Seed and Seed)

Çoğu zaman, kurucuların arkadaşlarını, ailelerini ve kişisel tasarruflarını tükettikten sonra bir girişime giren ilk kurumsal paraya verilen addır. Bu yatırım turları melek yatırımcılar ve bazen kurumsal yatırımcılar (tohum fonları) tarafından sağlanabilir.

  1. Orantılı Haklar (Pro-rata rights)

Orantılı haklar, yatırımcılara daha sonraki finansman turlarında sahiplik yüzdelerini koruma hakkı verir. Yatırımcılar için bu iyi bir haktır çünkü daha sonraki turlarda masada oturmalarını garanti eder. Girişimciler içinse sorunlu olabilir. Gelecekteki yatırımcılara orantılı haklar verilmesi, iyi yatırımcıları gelecek turlardan soğutabilir veya kurucular önceki yatırımcıların mülkiyet şartlarını yerine getirmek için başlangıçtaki paylarının bir kısmını bırakmak zorunda kalabilirler.

  1. Seri A, B, C … (Series A, B, C)

A Serisi; genellikle girişim, ürün/pazar uyumu yoluyla gerçek bir potansiyel gösterince, bir tohum turundan (seed round) sonra toplanan ilk büyük para toplama turudur. B, C ve diğer seriler sonraki sıralı yatırım turlarını tanımlar.

  1. SPAC (Özel Amaçlı Satın Alma İşlemi)

SPAC İngilizce bir sözcük öbeği olan “Special Purpose Acquisition Company”nin kısaltılmasıdır. 'Özel Amaçlı Satın Alma Şirketi' anlamına gelir. 2020 ve 2021 yıllarında, asgari denetleyici zorluklar nedeniyle hızlı bir şekilde halka arz olmayı amaçlayan teknoloji şirketleri arasında oldukça popüler hale gelmiştir. Bir SPAC, borsada işlem gören ve henüz halka açık olmayan bir hedefi (başka bir firma) elde etmek için yatırımcılardan toplanan parayla yüklü bir şirkettir. Bu nedenle, medya bir teknoloji şirketinin SPAC yaptığını söylediğinde, genellikle bu listelenen şirketin özel bir teknoloji şirketini veya girişimi satın alma ve halka açma sürecine atıfta bulunur.

  1. Fazlaca Emek Verilerek Oluşturulmuş Sermaye (Sweat Equity)

Girişimlerin kurulum aşamalarında çok fazla parası olmadığında fakat işleri yürütebilmek için yardıma ihtiyaç duyduklarında, bazen maaş yerine emekleri veya çalışmaları ve zamanları karşılığında çalışanlarına hisse senedi (equity) sunmalarına denir. Bu, nakit akışını geleneksel maaşlar kadar tüketmez, ancak tartışmalı bir taktiktir.

  1. Ön Protokol (Term Sheet)

Önerilen bir yatırımın temel şartlarını özetleyen belgedir. Büyük olasılıkla sermaye miktarı tablosuna (cap table), öz sermayenin zayıflatılmasına (anti-dilution), tasfiye tercihine (liquidation preference), para öncesi/sonrası değerlemelere (pre/post-money valuations) vb. atıfta bulunacaktır. İmzalı bir ön protokol bir yatırım teşkil etmez, aksine her iki tarafın da şartlar üzerinde anlaşmaya varması durumunda nasıl devam edileceğini ana hatlarıyla belirtir.

  1. Değerleme (Valuation)

Bir şirketin değerlemesi, şirketin mevcut değerini gösterir. Şirketin değerlemesi, hisse sayısını hisse fiyatı ile çarparak hesaplanır. Özel şirketler için, birçok girişim gibi, hisse sayısı ve değerleri de önemle korunan sırlar olabilir.

  1. Vesting

Özsermayenin (net varlık/hisse), equity, kazanılma oranıdır. Örneğin dört yıllık bir özsermaye kazanma programında, her yıl toplam tutarın %25’i kazanılacaktır. Genellikle bir hisse opsiyonları (cliff) söz konusudur.

  1. VC (Venture Capital, Risk Sermayesi)

VC İngilizcede “Venture Capital”in baş harflerinin kısaltmasıdır. Bu da risk sermayesi anlamına gelir. Kısaca hisse senedi karşılığında girişimleri finanse eden insanlar olarak tanımlanabilir VC’ler. VC, krediler gibi yeni şirketler için mevcut olan diğer sermaye kaynaklarından farklıdır, çünkü girişimler aldıkları sermayeyi geri ödememektedir. Genellikle kısa sürede ciddi değer kazanma potansiyeline sahip hızlı büyüyen işletmeler (veya en azından hızlı büyümeyi umanlar) için iyi bir araç olarak görülür. VC’ler (insanlar) genellikle uzmanlıklarını sermayelerinin yanında sunarlar.

  1. Girişim Ortağı (Venture Partner)

Bir girişim ortağı, genellikle VC’deki yatırım ekibinin tam zamanlı üyesi olmayan ve sınırlı bir kapsamla çalışan kişidir. Tam veya yarı zamanlı olabilirler ve VC’ye anlaşma veya LP tedarik etmekten veya yatırım sonrası portföy şirketleriyle doğrudan çalışmaya kadar herhangi bir konuda yardımcı olabilirler.

GİRİŞİMCİLER İÇİN

  1. Hızlandırıcı (Accelerator)

Hızlandırıcı, yeni başlayanların sermayeye, mentorlara, en önemlisi yatırımcılara ve ekosistemdeki diğer insanlara erişebilmeleri için belirli kohort (bir özellikte aynı niceliklere sahip örneğin aynı yaş insanlar ya da aynı mesleğe sahip insanlar) tabanlı programlar planlayan bir organizasyondur. Dünyanın en ünlü hızlandırıcısı Y Combinator’dur.

  1. Betanın Piyasaya Sürümü (Beta Release)

Betanın piyasaya sürümü, girişimler için yazılım ve ürün geliştirme döngüsünün bir parçasıdır. Betanın piyasa sürümü, yazılımın veya ürünün son sürümü değildir ve çoğu zaman geliştiricilerin ilk kullanıcı grubu tarafından bulunacağını umdukları bazı sorunlara sahiptir. Betanın piyasaya sürümleri, herkese açık olarak yayımlanan açık beta veya yalnızca seçili bir kullanıcı grubuna yayımlanan kapalı beta formatında olabilir.

  1. Hamamböceği (Cockroach)

Başarılı bir şirket olmak; yüksek değerlemelere ulaşmakla ilgili değil, aynı zamanda hayatta kalmakla da ilgilidir. Hamamböceği olarak nitelendirebileceğimiz şirketler tam olarak budur: sürdürülebilir ve istikrarlı bir büyüme için optimize edilmiş bir şirket. Terim, 2013 yılında 500 Startups kurucusu Dave McClure tarafından icat edildi. Bir hamamböceğinin ortak özellikleri arasında kaynakların korunması, karları optimize etmek için maliyetlerin düşürülmesi ve sadece birkaç kişinin işe alınması sayılabilir.

  1. Decacorn

Değeri 10 milyar doları geçen şirketler/girişimler için kullanılan tabirdir.

  1. Erken Benimseyenler (Early Adopters)

Erken benimseyenler, bir girişimin ürününü veya hizmetini ilk önce (veya bir girişim yolculuğunun başında) kullanan kişilerdir. Bu kullanıcı grubu beta sürümü sırasında ürünü kullanmaya başlar ve genellikle daha sonraki kullanıcılardan daha fazla teknoloji meraklısıdır. Bunlar, bir şirketin ürün hakkında geri bildirimde bulunacağını umduğu ve ürünün başarılı olup olmayacağına dair ilk fikri verecek kişilerdir.

  1. Kurucu (Founder)

Bir kurucu, bir girişimi kuran kişidir. Girişimleri, potansiyel olarak yalnız veya takım arkadaşlarıyla ortak olarak kurar. Arkadaşlar ve Aile Turu (Friedns and Family Round) Yakın çevreden ya da sizin fikrinize inanan birilerinden yatırım almak olarak tanımlanabilece erken yatırım türlerinden biridir. Yakın çevreden yatırım alma durumu genelde girişim yolculuğunun erken aşamasında gerçekleşmektedir. Girişimin başlamasına veya temellerinin atılmasına yardımcı olur.

  1. Gigacorn

Unicornun sürdürülebilirlik üzerine olan versiyonu olarak tanımlanabilir. Gigacornlar, teoride her bir şirketin atmosferden yılda bir gigaton (bir milyar ton) CO₂ uzaklaştırabileceği düşünülen şirketler grubudur. Bu miktar ise 2019'daki (pandemiden önce) tüm uçuşlar tarafından üretilenden daha fazladır. Henüz böyle bir firma yoktur.

  1. Pazara Giriş (GTM – Go To Market)

Şirketin pazara giriş stratejisi ürünü başarıyla piyasaya sunma planıdır. Bu plan birçok farklı adım içerebilir ancak asıl önemli olan müşterilerle pazar uyumunu bulmak, bir pazarlama stratejisi geliştirmek ve ürünü rakiplere karşı konumlandırmaktır.

  1. Rötuş Yapmak (Iteration)

Rötuş yapmak; bir girişimin iş modelinde, ürününü veya hizmetini sürekli olarak test ederek iyileştirmeyi amaçlaması ve bu doğrultuda küçük değişiklikler yapması anlamına gelir.

  1. Piyasaya Sürme (Launch)

Bir şirketin bir ürünü ya da internet sayfasını ulaşabilir hale getirmesidir. Aslında işin kamuya dönük tarafının başlatılması olarak özetlenebilir.

  1. MVP - Minimum Viable Product (Asgari Uygunlukta Ürün)

Bir girişimin asgari uygunlukta ürünü (MVP) genellikle asıl ürününün erken bir sürümüdür ve son ürüne göre bazı eksikleri olmaktadır. Geliştiriciler ve ekipler; müşterilerden geri bildirim almak ve pazara hızlı bir şekilde erkenden giriş yapmak için bir MVP piyasaya sürebilir, böylece geri bildirim almaya ve rötuş yapmaya başlayabilirler.

  1. Yatırım sunumu (Pitch Deck)

Yatırm sunumu; kurucuların yatırımcılara girişimlerinin amacını, çözmeye çalıştıkları sorunu, ne kadar ilerlediklerini ve beş ila on yıl içerisindeki potansiyel büyümelerini nasıl gördüklerini açıklamak için oluşturdukları bir sunumdur. Genellikle takımdaki kilit kişiler ve onların güçlü yönlerinin ne olduğu hakkında bilgiler de içerir.

  1. Pivot

Startup’lar iş modelini ya da stratejisini değiştirdiğinde ortaya çıkan sürece pivot (eksen değiştirmek) denir. Bu durum market değişimine bir cevap olabilir ya da kurucular ürün-market uyumunu orijinal fikirle uyumlu hale getirmek için değişiklikler yapıyorlardır.

  1. Soonicorn

Yedi haneli değerlemeye henüz ulaşmamış, ancak 1 milyar dolarlık değerleme noktasına ulaşmaktan çok uzak olmayan şirketlerdir. Genel olarak, bir soonicorn, 400 milyon $ + değerinde yüksek büyüme gösteren bir şirkettir ve muhtemelen 24 ay içinde 1 milyar dolarlık değerlemeye ulaşacaktır.

  1. TAM - Total Addressable Market (Toplam Kullanılabilir Market)

Bir girişimin toplam erişilebilir pazarı ya da toplam kullanılabilir pazarı olarak ifade edilebilir. Kısaltması TAM İngilizce’de “Total Adressable Market” tanımının baş harflerinden oluşmaktadır. Bir girişimin sunduğu bir ürün veya hizmet için toplam pazar talebini ve dolayısıyla toplam gelir fırsatını ifade eder.

  1. Unicorn

Unicorn, yatırımcıları tarafından 1 milyar doların üzerinde değer verilen özel bir şirkettir. Şirketlerin değerlerini hesaplayabilmelerinin birçok yolu vardır.

  1. Zebra

Gigacorn gibi, zebralar da unicornun daha yeşil bir kardeşi gibi tanımlanabilir. Zebra şirketleri hiper büyüme yerine karlı olmaya odaklanıyor. Şirketin büyümesine yönelik bu yaklaşım genellikle etik, kapsayıcılık ve çevre konusunda bilinçli bir düşünce yapısıyla iş uygulamalarını benimsemeyi de içerir.

KURUMSAL İNOVASYON (CORPORATE INNOVATION)

  1. Baş İnovasyon Sorumlusu (Chief Innovation Officer)

Bir şirkette değişim ve yenilik sürecini yönetmekten sorumlu yöneticiye denir. 1990'ların sonlarında ortaya atılan terim, başlangıçta bir şirketin dijital dönüşümünü yöneten insanlar anlamına geliyordu, ancak şu anda daha genel manada kullanılmaktadır ve girişimlerle iş birliği ve inovasyon programlarının oluşturulması gibi birden fazla alanı kapsamaktadır.

  1. Kurumsal Risk Sermayesi (Corporate Venturing)

Şirketlerin, tıpkı risk sermayedarlarının yaptığı gibi, girişimlerden azınlık hissesi almasıdır. Bazen şirketler bu yatırımları yapmak için ayrı bir risk sermayesi kolu kurarlar, bazen doğrudan kendi kurumsal bilançolarından yatırım yaparlar. Çoğu zaman şirketler, firmalarla ortaklıklar kurmayı ya da belki daha sonraki bir aşamada onları satın almayı umarak stratejik nedenlerle girişimlere yatırım yaparlar.

  1. İç Girişimcilik (Intrapreneurship)

İç girişimciler, yerleşik girişimciler olarak da bilinir. Kurumsal bir çalışanın bir şirket veya kuruluş içinde bir girişimci gibi hareket etmesine izin veren bir sistemdir.

  1. Girişim İnşa etmek (Venture Building)

Girişim kurucuları (Venture Builders) -girişim fabrikaları, girişim stüdyoları ya da risk stüdyoları olarak da bilinirler- yeni şirketler kuran ve bu şirketlerin büyümesine ve başarılı olmalarına yardımcı olan organizasyonlardır. Girişim kurucuları bunu bağımsız olarak veya bir şirket adına yapabilir. Bazı büyük şirketler, girişimler yaratmak için iç girişim oluşturma birimleri kurar.

  1. Girişim-Müşteri Modeli (Venture-Client Model)

Bir şirketin bir girişime yatırım yapmadığı, ancak gelişimlerinin çok erken bir aşamasında onlara iş verdiği bir tür kurumsal-girişim iş birliği. Şartlar genellikle normal bir tedarikçi anlaşmasından biraz farklıdır, pilot bir proje yürütmeyi veya daha küçük, daha genç şirketler için daha kolay tedarik/temin koşulları oluşturmayı içerebilir.

KRİPTO VE BLOCKCHAİN

  1. Bitcoin

Bitcoin -blockchain tabanlı, merkezi olmayan bir dijital para birimi- ilk kripto para birimidir. 2009 Yılında Satoshi Nakamoto adında anonim bir kişi veya grup tarafından oluşturuldu. İnsanların geleneksel bankalara bağımlı olmaksızın internet üzerinden güvenli ve anonim olarak para göndermelerinin bir yolu olarak öngörülmüştü. Bir fincan kahve gibi mal veya hizmetleri satın almak için yaygın olarak kullanılmaz, ancak genellikle altına benzer bir birikim aracı olarak kullanılır. Fiyatı son yıllarda oldukça yükseldi ve büyük ölçüde dalgalandı. Bu durum bazı eleştirmenlerin Bitcoin’i spekülatif bir balon olarak nitelendirmesine neden oldu.

  1. Blockchain (Blokzincir)

Blockchain, eşler arası bir ağ üzerinden dağıtılmış bir şekilde depolanan işlemlerin dijital bir kayıt defteridir. Savunucuları, bir blokzincirin avantajlarının şeffaf (işlemlerin tam kaydı görülebilir), merkeziyetsiz (tek bir merkezi yerde saklanmaz) ve güvenli (işlemler değiştirilemez veya tahrif edilemez) olması olduğunu söylüyor. Birçok farklı blockchain ağı vardır ve dijital para birimleri veya sözleşmeler için blockchain teknolojisi kullanılabilmektedir.

  1. Cryptocurrency (Kripto para)

Kripto para birimi veya kripto, şifreleme teknikleriyle korunan dijital veya sanal bir para birimidir. En bilinenleri -Bitcoin ve Ethereum gibi- blokzincirler üzerine kurulu merkezi olmayan ağlardır. Başka bir deyişle, fiziksel paraya (fiat) dönüştürülebilen dijital paralardır. Ana kripto para birimlerinin çoğunun fiyatı son birkaç ayda çok değişken bir hale gelmiştir.

  1. Kripto Madenciliği (Crypto Mining)

Bir blockchain üzerindeki işlemlerin merkezi olmayan kaydını sürekli olarak güncellemek ve çalışır halde tutabilmek için, kripto para birimleri, elektriği (veya madenciliği) kendileri sağlayan ve daha sonra gerçek para birimi ile ödüllendirilen bireylere güvenir. Madencilik, esasen, işlemleri doğrulayan ve bunları işlemlerin genel defterine giren ilk kişi olabilmek adına bir yarışmadır. Başarılı olanlar için vadedilen ödül ise yeni yaratılmış bir madeni paradır. Süreç, büyük miktarda enerji tükettiği için tartışmalıdır; örneğin 2020'de Bitcoin, tüm Arjantin'den daha fazla güç tüketmiştir.

  1. DAO – Decentralised Autonomous Organisation (Merkezi Olmayan Otonom Organizasyon)

Esasen bir blockchain üzerinden bir yönetişim ve kitle fonlaması kuruluşu olarak çalışan çevrimiçi merkeziyetsiz bir özerk kuruluştur ya da topluluktur. Bir tür kooperatif olduğu da söylenebilir. Ürün üreten ve yatırım yapan; esnek, lidersiz gruplardır.

  1. Ethereum

Ether adı verilen kendi sanal para birimine sahip bir ödeme ağıdır (veya blok zinciridir). Bitcoin’in kuzenidir de denebilir. Dünyanın en tanınabilir ve değerli ikinci kripto para birimidir. Para birimi kullanımından daha fazlası olmak üzere tasarlanmıştır. Başka kullanım alanları da mevcuttur. Örneğin kullanıcıları Ethereum’un NFT ve diğer Web3 ürünlerini satın alabilmek için de uygulanabilir olduğu kanaatindeler.

  1. NFT (Non-Fungible-Token) (Nitelik Fikri Tapu)

Gayri misli (değiştirilebilirliği mümkün olmayan) token, dijital dünyada diğer herhangi bir mülk parçası gibi alınıp satılabilen, ancak kendi somut ve reel biçimine sahip olmayan bir varlıktır. Bu, bir blok zincirinde saklanan bir veri tabanı girişidir. Kısaca dijital bir tapu veya mülkiyet belgesi olarak tanımlanabilir. NFT’nin kullanım örnekleri, dijital sanat eserlerinin satışları ve çevrimiçi topluluklara üyelikler şeklinde söylenebilir ve arttırılabilir.

  1. Web3

Web3, çoğunlukla blockchain teknolojilerini kullanarak elde edilen merkeziyetsizleştirmeyi ve topluluk oluşturmayı benimseyen şirketleri, ürünleri ve hizmetleri ifade eder. Web3 şirketleri kendilerini, platformun oluşturulmasına doğrudan katkıda bulunmaya hakkı olmayan büyük bir kullanıcı tabanı için merkezi platformlar oluşturan Meta ve Google gibi Web2 şirketlerinin karşıt pozisyonuna konumlandırıyor.

TEKNOLOJİ MERAKLILARI İÇİN

  1. AI Artificial Intelligence (Yapay Zeka)

Yapay zekâ, bir bilgisayarın görüntüleri algılama, konuşmayı tanıma ve görevlerin nasıl tamamlanacağını öğrenme gibi normalde insanlar tarafından yapılan görevleri yapma yeteneğini tanımlayan genel bir terimdir. AI, genellikle girişimler tarafından büyük veri setlerinden öğrendiklerini optimize etmek için kullanılır ama aynı zamanda sıradan ve gelişmiş kullanım tiplerine de sahiptir. En ileri düzey AI başarılarından biri, yakın zamanda Deepmind'in AlphaFold programının proteinlerin katlanma şeklini tahmin edebilmesiydi. Günümüzde en yaygın yapay zekâ türü, büyük miktarda veriyi analiz ederek ve insanların onlara nasıl tepki verdiğini taklit ederek öğrenen “sınırlı bellek" yapay zekasıdır.

  1. API Application Programming Interface (Uygulama Programlama Arayüzü)

API (uygulama programlama arayüzü), farklı yazılım parçalarının birbirleriyle iletişimini sağlayan, bir teknoloji yığınının farklı öğelerini birleştiren ve geliştiricinin çalışmasını kolaylaştıran bir araçtır.

  1. AR Augmented Reality (Artırılmış Gerçeklik)

AR, “Augmented Reality”in (Artırılmış Gerçeklik) kısaltmasıdır. Artırılmış gerçeklik (AR) sanal gerçeklikten (VR) farklıdır. Bu yüzden terimleri birbirinin yerine kullanmamaya dikkat etmek gerekir. AR; gerçekliğin unsurlarını tanıyan makine öğrenimi algoritmalarının yardımıyla, gerçekliği sanal olarak genişletmek için kullanılır. Örneğin, bir otomobilin ön camı sürücüler için trafik bilgilerini görüntüleyebilir veya bir turist müzedeki bir ekranı cep telefonu aracılığıyla görüntülerken bir T-Rex’in hayata gelişini görebilir.

  1. Arka Yüz (Backend)

Arka yüz, bir hizmetin ana unsurlarıdır. Esasen, arka yüz sahiplerin ve geliştiricilerin kullanabileceği ancak kullanıcıların erişemeyeceği web sitesinin veya ürünün herhangi bir parçasıdır. Genellikle veri tabanlarını, sunucuları, uygulamaları içerir ve hem bakım hem de iyileştirmeyi kapsar.

  1. Ön Yüz (Frontend)

Bir ürünün veya web sitesinin ön yüz tarafı, müşterilerin gördükleri şeylerdir ve etkileşimde bulundukları ve yönettikleri araçlar. Bu, tasarım öğelerinin yanı sıra işlevsellik, gezinilebilirdik ve okunabilirliği de içerir. Bir servisin ön yüzünün kullanımı anlaşılır olmalı ve müşterinin ihtiyaçlarına cevap vermelidir.

  1. Haptikler (Haptics)

Haptik, ultrason gibi kuvvetleri veya titreşimleri kullanarak dokunma hissini yaratmak için teknolojinin kullanılmasıdır. Haptikler, sanal dünyadaki bir nesneye dokunma yanılsaması yaratmak için kullanılabilir.

  1. Üç boyut (Immerse Tech)

3D teknoloji, bir kullanıcıyı farklı bir ortamı deneyimlemesini sağlayan veya kullanıcının ortamını dijital olarak genişleten teknolojidir. Genellikle bu bir sanal gerçeklik başlığı kullanılarak yapılır.

  1. Makine Öğrenimi (Machine Learning)

Makine öğrenimi, sistemlerin verilerden öğrenebileceği, modelleri tanımlayabileceği ve asgari insan müdahalesiyle karar verebileceği fikrine dayanan bir yapay zekâ dalıdır. Görüntü ve konuşma tanıma -örneğin, Siri gibi sohbet robotları- makine öğrenimine dayanır.

  1. Kuantum Teknolojileri (Quantum Technologies)

Kuantum hesaplama, kuantum algılama ve kuantum iletişimi de dahil olmak üzere bir dizi yeni teknoloji, malzemenin ve enerjinin atom altı seviyedeki davranışını açıklayan kuantum teorisine dayanmaktadır. Kuantum hesaplama, örneğin, bir elektron, foton veya iyon gibi atom altı bir parçacığın, klasik bilgisayarlardaki bitlerin yapabileceği gibi sadece 1 veya 0 olarak değil, aynı zamanda hem 1 hem de 0 olabileceği fikrine dayanır. Proteinleri modellemek veya gerçek rasgele sayılar üretmek gibi çok daha karmaşık hesaplamalar yapma olasılığını beraberinde getirir.

  1. Küme, Yığın (Stack)

Yığın, bir şirketin hizmetini veya ürününü çalıştırmak için kullandığı teknoloji araçlarının seçimidir. Çoğu durumda, birbirleriyle etkileşime girecek şekilde tasarlanırlar ve sahiplerine durumları için en uygun ve kullanışlı araçları seçme olanağı verirler. Örneğin, bir girişim müşterileri yönetmek, web sitesini çalıştırmak ve ödemeleri sağlamak için farklı yazılımlar kullanabilir. Bunlar birlikte bir yığını temsil eder. Bazı öğeler sıfırdan özel olarak oluşturulmuş olabilir; diğerleri üçüncü taraf araçları olabilir. Bir API, bu farklı araçların birbirleriyle etkileşimine ve çalışmasına yardımcı olabilir.

  1. UI User Interface (Kullanıcı Arayüzü)

UI veya kullanıcı arayüzü, bir kullanıcının bir web sitesinde veya uygulamada gördüğü, etkileşimde bulunduğu her şeydir. Kullanıcı arayüzünüzü, basit anlaşılır/açık ve kullanımı kolay hale getirmek tasarımın hayati bir parçasıdır. UX, kullanıcı arayüzünden doğar. Bir müşterinin yolculuğunu düşünmek ve ürünün hedefleri mutlaka arayüz tasarımını etkileyecektir. Kavramsal olmaktan çok tekniktir.

  1. UX User Experience (Kullanıcı Deneyimi)

UX veya kullanıcı deneyimi, kullanıcıların ürününüzle etkileşime girdiklerinde nasıl hissettikleridir. Kullanımı zevkli, anlaşılması kolay ve gezinmesi basit bir web sitesi mi yoksa sinir bozucu ve okunması zor mu bir web siteniz mi var sorusunun cevabını içerir. Sadece dijital arayüzleri değil, bir ürünle ilgili her şeyi kapsayabilen geniş bir terimdir. Teknikten ziyade kavramsal bir tabirdir. UI ile dönüşümlü kullanılmamalıdır.

  1. Sanal dünyalar (Virtual Worlds)

Birçok kullanıcının girip keşfedebileceği ve başkalarıyla etkileşime girebileceği bilgisayar tarafından oluşturulan bir ortamdır. Genellikle bu etkileşim avatarlar veya bilgisayarda simüle edilmiş karakterler aracılığıyla gerçekleşir. Devasa çok oyunculu çevrimiçi oyunlar en çok bilinen sanal dünyalardan biridir.

  1. VR Virtual Reality (Sanal Gerçeklik)

VR, sanal gerçeklik anlamına gelmektedir. 2016 ve 2017 ve 2018'deki “Bir Sonraki Büyük Şey” (The Next Big Thing) olması öngörülmüştür. Şimdi ise yerini metaverse almış olabilir. VR başlıklar/kulaklıklar, insanların sanal dünyalara girmesini sağlar.

  1. Şema Tasarımı (Wireframing)

Şema tasarımı bir web sitesinin tasarımında çok erken aşamadaki bir adımdır. Genellikle bir web sayfasının farklı öğelerinin nerede konumlandırılacağına dair temel bir plan içerir ve bazı kullanıcı yolculukları oluşturur. Bir taslak üzerinde anlaşmaya varıldıktan sonra tasarım ve içerik eklenir. Düşük veya yüksek oranda aslına sadık kalınabilir.

BİLİNMESİ GEREKEN DİĞER TERİMLER

  1. B2B (Business to Business)

İşletmeden işletmeye diye çevrilebilecek terimdir. Bir şirketin, diğer şirketlere satış odaklı bir iş modelini tanımlar. Örnek: SAP.

  1. B2C (Business to Consumer)

İşletmeden tüketiciye şeklinde çevrilen kısaltmadır. Bireysel tüketicilere satış yapmaya odaklanan şirketleri ve onların iş modelini tanımlar. Örnek: Spotify.

  1. Yönetim Kurulu (Board of Directors)

Yönetim kurulu, genellikle kurucu ortaklar ve genel müdürün yanı sıra yatırımcılardan, bağımsız uzmanlardan veya danışmanlardan oluşan şirketin en yüksek yönetim seviyesidir. Kurul, şirketle ilgili en büyük kararların çoğunu alır.

  1. CAC - Customer Acquisition Cost (Müşteri Edinme Maliyeti)

Müşteri edinme maliyeti; bir şirketin pazarlama, satış veya personel maaşlarına yapılan harcamaları içerebilecek, her yeni müşteriyi elde etmek için üstlendiği maliyeti ölçmek için kullanılan bir metriktir. Her müşterinin net bir gelir kaybı yaşamamasını sağlamak için ömür boyu değer (LTV, lifetime value) ile dengelenmesi yararlıdır. VC'ler LTV/CAC oranına bakmayı severler: eğer 4'ün üzerindeyse, şansınız yaver gidebilir.

  1. Dijital Göçebe (Digital Nomad)

Dizüstü bilgisayarından uzaktan çalışırken dünyayı dolaşan bir insanlara verilen addır. Bu insanların yalnızca internet bağlantısı gerektiren meslekleri vardır ve genellikle girişimlerde çalışırlar. Dropshipping ya da hiç envanter tutmadan internette ürün satma pratiği bir başka popüler dijital göçebe mesleğidir. Salgın sırasında ve sonrasında, daha fazla şirketin çalışanların herhangi bir yerden çalışmasına izin vermesiyle popüler hale gelmiştir. İyi internet bağlantısının olduğu her yerde dijital göçebeler bulacağız gelecekte!

  1. D2C (Direct to Consumer)

Doğrudan tüketicilere teriminin kısaltmasıdır. Şirketin hangi müşterilere odaklandığını açıklar. D2C'de, üreticiler bir dükkân veya harici bir pazar gibi bir aracıya başvurmadan bireylere doğrudan satış yapar.

  1. LTV (Lifetime Value) (Ömür Boyu Değer)

Girişim dünyasında LTV, ömür boyu değer anlamına gelir. Bankaların ipotek (mortgage) satarken kullandığı değere kıyasen kredi oranı (loan-to-value) terimiyle karıştırılmamalıdır. Şirketler tarafından zaman içinde müşteri başına almayı bekleyebilecekleri para miktarını tahmin etmek için kullanılan bir ölçüdür, bu nedenle özellikle abonelik modellerine sahip girişimleri ilgilendirir. Farklı sektörler için farklı şekilde hesaplanabilir, ancak genel olarak, toplam ortalama tüketici ömrü ile çarpılan kullanıcı başına ortalama gelirdir.

  1. Freemium

Bir ürünün ücretsiz kullanıcılar tarafından kullanılabildiği, ancak daha gelişmiş özelliklerin ödeme yapanlar için ayrıldığı bir hizmet modeli biçimidir. Her türden şirket bunu kullanır: SaaS araçları bazı özellikleri kilitleyebilir, video oyunları oyundaki eklentiler için ücret almadan önce kullanıcıları çekmek için ücretsiz oynama hakkı verir (free-to-play) ve hatta medya şirketleri tam erişim için ücret almadan önce birkaç ücretsiz makale sunma eğilimindedir.

  1. Büyüme Korsanlığı (Growth Hacking)

Müşteri edinme taktiklerinin hızlı bir şekilde test edildiği ve sonuçlarının sürekli tekrarlandığı bir girişim sürecidir. Bu, düzinelerce farklı yöntem ve pazarlama türünü deneyen ve sürekli ürününe rötuşlar yapan küçük bir ekip anlamına gelir. Erken aşama girişimleri genellikle bunu yapabilir ancak ürünlerine yeterince odaklanmamışlarsa ileride sorunlarla karşılaşabilirler.

  1. Metaverse

Bilim kurgu yazarı Neal Stephenson, 1992 tarihli Snow Crash adlı kitabında “metaverse” terimini bilgisayar tarafından üretilen bir evren anlamına gelmesi için kullandı. Genel olarak, insanların oyun oynamak, sosyalleşmek ve çalışmak için bir araya geldiği son derece sürükleyici, paylaşılan bir sanal dünya olarak anlaşılmaktadır. Metaverse meraklıları, evrenin birlikte işlem görebilir olması gerektiğini ve bu nedenle büyük olasılıkla kripto para birimleri ve NFT’ler ile destekleneceğini söylüyor.

  1. P&L Income Statement (Kar-Zarar Tablosu)

Kar ve zarar tablosu (P&L), bir şirketin gelir, maliyet ve harcamalarını özetleyen finansal bir belgedir. Gelir tablosu olarak da bilinir. Bir bilançodan farklıdır. Bunlar listelenen şirketler için herkese açıktır, bunun haricinde yalnızca büyük özel şirketlerin (scaleups) tabloları kamuya açık olabilir.

  1. ROI Yatırım Getirisi (Return on Investment)

Yatırım getirisi veya bir şirketin veya yatırımcının bir ürüne, hizmete, çalışana veya bir girişime yatırdığı paradan sağlamayı bekleyebileceği değer anlamına gelir. Verimlilik için yararlı bir ölçüdür. Genellikle net getiriyi yatırım maliyetine bölerek (yüzde olarak görmek için) belirsiz bir tema veya kesin bir ölçüm olarak kullanılabilir.

Kaynak: https://sifted.eu/articles/sifted-startup-dictionary-definitions/